Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, geçen yıl eşi Rıdvan Bulunmaz (31) ile arasında ‘kıskançlık’ nedeniyle evde başlayan ve otomobilde devam eden tartışmada tabancayla vurulan hemşire Pınar Bulunmaz (28), hayatını kaybetti. Eşinin intihar ettiğini öne süren, olayın ardından tutuklanıp, 3 ay sonra tahliye edilen Rıdvan Bulunmaz hakkında ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaşmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Pınar’ın ailesinin avukatı Yusuf Tanrıkulu, olayın cinayet olduğunu öne sürerek, “Öldürüldüğü koltuk üzerinde tek damla kan bulamadık. İkisinin sağ ellerinde herhangi bir barut izi çıkmıyor. İkinci tanık ile birden fazla görüşmelerin yapıldığını tespit ettik. İntihar etmek isteyen bir insan geleceğe yönelik herhangi bir şekilde plan yapmaz” dedi.
Olay, 22 Şubat 2024’te Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Hamidiye Mahallesi’nde meydana geldi. Siverek Devlet Hastanesi'nde hemşire olan Pınar Bulunmaz ile kendisini aldattığını öne sürdüğü Rıdvan Bulunmaz arasında telefonda tartışma çıktı. Rıdvan Bulunmaz otomobiliyle eve geldiğinde, Pınar Bulunmaz dışarı çıkıp hızla yürümeye başladı. Eşini gören Rıdvan Bulunmaz, otomobiliyle takip etmeye başladı. Rıdvan Bulunmaz, durumu fark edip koşmaya başlayan eşi Pınar Bulunmaz’ı durdurup araca bindirdi. Bu sırada silah sesi duyuldu. Daha sonra otomobiliyle annesinin evine gelen Rıdvan Bulunmaz, inip kendisini bekleyen ağabeylerine aracı teslim etti. Ağabeyleri de aynı otomobille Pınar Bulunmaz’ı çalıştığı hastaneye götürdü. Pınar Bulunmaz doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Rıdvan Bulunmaz da bir süre sonra hastaneye gidip, tedavisinin ardından taburcu edildi. Gözaltına alınan Bulunmaz, ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Rıdvan Bulunmaz, olaydan 3 ay sonra görgü tanıklarının ifadelerinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
OLAY ÖNCESİ VE SONRASI GÜVENLİK KAMERALARINDA
Olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinde Rıdvan Bulunmaz’ın evin kapısına arabayla geldiği sırada eşinin evden hızla çıktığı, ara sokaktaki güvenlik kamerasında ise koştuğu görüldü. Rıdvan Bulunmaz’ın da aracından inip el kol işareti yaptıktan sonra tekrar bindiği, U dönüşü alıp takip ettiği görüldü. Başka bir görüntüde ise otomobilden inen Rıdvan Bulunmaz’ın yanına gelen iki ağabeyinin araca bindiği ve araçtaki Pınar Bulunmaz’ı hastaneye götürdüğü görülüyor.
'EŞİM KENDİSİNİ VURDU, BAŞKASI DEĞİL'
Rıdvan Bulunmaz, duruşmanın görüldüğü 12 Şubat’ta mahkemede verdiği ifadesinde, eşiyle kıskançlığı nedeniyle sorunlar yaşadığını ve eşinin intihar ettiğini savunarak, "Kendi aracımla evin önüne yanaşırken eşim kapıdan çıktı. Arabayı durdurmaya çalışırken eşime ‘Dur gitme dedim. Ben arabanın el frenini çekerken, eşim koşar adımlarla karşı sokağa girdi. Araba ile evimin önünden dönüş aldım, eşimin peşinden gittim. Ben eşimde silah olduğunu görmedim. Araba ile eşimin yanına gidip korna çalmaya başladım. Eşim tekrar kaçmaya başladı. Ben de araçtan indim, yaya olarak yanına gittim ve eşimi yakaladım. Daha sonra arabanın yolcu kapısını açtım, eşimi arabaya bindirdim. Ben de şoför koltuğuna oturdum. Bu esnada kafamı eşime çevirdiğim anda, eşimin sağ elinde silahı gördüm. Eşim silahı göğsüne doğru tutmuştu. Ben ‘Silahımı ver’ diyerek eline uzandığım esnada silahı ateşledi. Ben kolumda ağrı hissettim. Kolumdan kan geliyordu. Silahı eşimin elinden alırken, silah gaz pedalının oraya düştü. Araç ile babamların evinin oraya geldim. Yunus ve Ali ağabeyim eşimi alıp hemen hastaneye gittiler. Montumu ve hırkamı yere attım, ‘Anne ben de vurulmuşum’ dedim. Komşumuz beni kendi arabası ile hastaneye götürdü. Siverek Devlet Hastanesi’nde tedavim yapıldı daha sonra Şanlıurfa iline sevk edildim tekrar tedavim bitince taburcu edildim. Benim silahım ikametimde bulunuyordu. Ancak silahım kurulu vaziyette değildi. Silahım emniyette de değildi. Eşimi ben vurmadım ya da bir başkası vurmadı. Eşim kendisini vurdu, ben de kendisine engel olmaya çalıştım" ifadesini kullandı.
GÖRGÜ TANIĞI: PINAR’IN SİLAHI KENDİSİNE TUTTUĞUNU GÖRDÜM
Tanık M.İ. ise ifadesinde; “Balkona yaklaşık 10-12 metre mesafede Rıdvan ve Pınar'ın arabanın önünde sokakta tartıştıklarını gördüm. Rıdvan, Pınar'ı ikna etmeye çalışıyordu. Rıdvan, Pınar'a ‘Gel araca bin, kimse bize gülmesin. Gidip evde konuşalım’ dediğini duydum. Pınar da Rıdvan'a ‘Ben gelmiyorum’ diye bağırıyordu. Pınar'ın üzerinde giymiş olduğu kırmızı kazak vardı. Elinde hiçbir şey yoktu. Rıdvan'ın elinde de hiçbir şey görmedim. Rıdvan'ın kapıyı kapatıp aracın önüne geldiği esnada, ön yolcu koltuğunda oturan Pınar'ın sağ eliyle kendine doğru silahı doğrulttuğunu gördüm. Daha sonra Rıdvan da araca bindi. Bindiği esnada lamba tekrar yandı. Lambanın yanması ile Pınar'ın elinde kendine doğrulttuğu silahı yeniden gördüm. Lamba söndükten 3-4 saniye sonra bir patlama sesi duydum. Rıdvan arabaya bindikten sonra ne olduğunu görmedim. Daha sonra Rıdvan araçla geri geri giderek uzaklaştı. Kimin ateş ettiğini görmedim. Bu zamana kadar tanıklık yapmamamın sebebi de korkmamdır” diye konuştu.
‘İNTİHAR ETMEK İSTEYEN İNSAN GELECEĞE YÖNELİK HERHANGİ BİR ŞEKİLDE PLAN YAPMAZ’
Pınar’ın ailesinin Diyarbakır Barosu’na kayıtlı avukatı Yusuf Tanrıkulu, çiftin arasında tartışmaların olduğunu belirterek, "Bir yıllık evlilik sürecinin sonunda Pınar’ın kendisinin aldatıldığı şüphesi üzerine aralarında ciddi tartışma çıkıyor ve Pınar Bulunmaz Adıyaman’a, kendi ailesinin evine gidiyor. Rıdvan Bulunmaz ağabeyleri ve aileleriyle birlikte Adıyaman'a gidip eşiyle barışmak kararı aldığını söylüyor ve Pınar Bulunmaz’ı alıp kendi evine götürüyor. Pınar, evinde yaşamaya devam ederken yaklaşık bir ay içerisinde tekrar tartışma çıkıyor. Pınar zaten intihar etmek isteyen ya da bununla ilgili herhangi bir şekilde plan yapabilecek bir insan değil. Aynı günün sabahında internette bir alışveriş sitesinden alışverişte bulunuyor. İntihar etmek isteyen bir insan geleceğe yönelik herhangi bir şekilde plan yapmaz” dedi.
‘PINAR’IN ÖLDÜĞÜ KOLTUKTA TEK DAMLA KAN BULUNMADI’
Tanrıkulu, şöyle konuştu:
“Silahtan çıkan mermi Pınar’ın sağ meme ucunun 4 santim yukarısından girip sol omzun yaklaşık iki karış aşağısından çıkacak şekilde çıkmış. Rıdvan, ifadelerinde silahının o gün üzerinde olmadığını evde olduğunu ve silahın 13+1 kurşun aldığını söylüyor. Pınar'ın öldürüldüğü koltuk üzerinde tek damla kan bulamadık. Sadece kapının kenarında ve koltuğun yan kenarlarında birkaç damla şekilde kan bulunuyor. SWAP raporunda barut izleri Pınar ve Rıdvan’ın sadece sol ellerinde çıkıyor. Sağ ellerinde herhangi bir barut izi çıkmıyor. Silah gaz pedalının altında bulunuyor. Olayının olduğu 22 Şubat 2024 gecesinden sonra yapılan soruşturma sonucunda Rıdvan tutuklanıyor. Yaklaşık 2,5-3 ay sonra tanıklardan birinin birebir olayı gördüğünü, Pınar'ın üzerinde o gün kırmızı renkli bir kıyafet olduğunu görecek kadar net gördüğünü belirtmesinin ardından yaklaşık 2 hafta sonra tahliye ediliyor. Başka bir tanık ise olayı net görmediğini, adreste sadece tek bir sefer silah sesi duyduğunu söylüyor. Sanığın ağabeyi ile birinci tanığın arasında yaklaşık olarak 12 defa telefon görüşmelerinin olduğunu fark ettik. Yine sanığın ağabeyi ve sanığın babasıyla sadece ikinci tanığın ifade verdiği 11 Mayıs 2024 tarihinde sabah ve akşam olacak şekilde birden fazla defa görüşmelerinin yapıldığını tespit ettik. Başından sonuna incelendiği zaman fark edilecektir ki bu olayın aslında intihar süsü verilmek suretiyle cinayet olayı olduğu görülmektedir. Fakat tüm bu delillere rağmen sanık halihazırda tutuksuz yargılanmaktadır. ‘Eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçu’ndan ağırlaşmış müebbet hapis cezası ile yargılanan bir insanın 3 ay kadar tutukluluk süresinden sonra tahliye edilip, aramızda gezmesi zaten Ceza Mahkemesi Kanunu’nun ilgili maddelerine başlı başına aykırılık ifade etmektedir. Bu kadar delile rağmen ve kaçma şüphesinin hali hazırda devam ettiğini düşündüğümüzde sanığın tutuksuz yargılanması tamamen kamuoyunun vicdanına dokunmaktadır.”