Zara Ağa örneğiyle "Longevity" kavramı

Uzun ömürlülük yani “longevity” kavramının yeni bir yaklaşım olmadığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, 157 yaşında vefat eden ve hayatı boyunca sağlıklı alışkanlıklarla yaşamını sürdüren Zara Ağa’yı örnek gösterdi. Tarhan, Zara Ağa’nın tütün ve alkolden uzak durduğunu, süt ve yoğurtla beslendiğini ve esprili bir hayat sürdüğünü hatırlattı.

Pozitif bakış açısının yaşam süresine etkisi

Olumlu düşünce tarzının ve mizahın uzun yaşamla bağlantılı olduğunun altını çizen Tarhan, Nobel ödüllü nöropsikiyatrist Eric Kandel ile yaptığı bir sohbeti örnek vererek, yaşamdan keyif almanın önemini vurguladı. Tarhan’a göre stresli dönemlerde bile hayata pozitif bakmak, ömrü uzatabilecek önemli bir faktör.

Beyin, kullanıldıkça gelişiyor

Prof. Dr. Tarhan, beynin de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlendiğini, zihinsel egzersizlerle zihinsel kapasitenin arttığını belirtti. Aktif yaşam tarzı, sosyal ilişkiler ve düzenli zihinsel uğraşların, “süper yaşlı” olarak adlandırılan bireylerin 80 yaşında bile 55 yaş zihin performansına sahip olmasını sağladığını söyledi.

Telomer uzunluğu, sağlıklı yaşlanmanın anahtarı

İnsanların genetik yapısının yanı sıra yaşam tarzının da sağlıklı yaş alma sürecinde belirleyici olduğunu ifade eden Tarhan, doğuştan gelen telomerlerin doğru kullanılması gerektiğini kaydetti. Obezite, şeker hastalığı ve stres gibi unsurların telomerleri hızla tükettiğine dikkat çeken Tarhan, “Amaç yaşlanmayı durdurmak değil, sağlıklı yaşlanmayı hedeflemek olmalı” dedi.

Beyin kimyasını destekleyen yaşam alışkanlıkları

Tarhan, fiziksel aktiviteler sırasında salgılanan endorfinin mutluluk ve ağrı kesici etkileri olduğunu, düzenli yürüyüşün hem beden hem beyin sağlığına katkı sağladığını anlattı. Ayrıca beyindeki serotonin ve oksitosin hormonlarının, anlam arayışı ve güçlü sosyal bağlarla harekete geçtiğini söyledi.

Doğru beslenme ve nefesin etkisi

Karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin beyin ve bağırsak arasındaki iletişimi olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bağışıklık sistemi için hamur işlerinin sınırlandırılması gerektiğini vurguladı. Doğru nefes alma tekniklerinin de zihinsel sağlığa olumlu katkılar sunduğunu belirten Tarhan, özellikle stres anlarında uygulanabilecek basit nefes egzersizlerinin faydasına dikkat çekti.

Baldır kaslarının kalbe desteği

Yürüyüşün kalp üzerindeki yükü azalttığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, yapılan bir araştırmaya göre düzenli yürüyüş yapan kadınların beyin hacminde artış gözlendiğini ifade etti. Baldır kaslarının ikinci bir kalp gibi çalıştığını söyleyen Tarhan, tempolu yürüyüşlerin hem fiziksel hem zihinsel sağlık için oldukça faydalı olduğunu vurguladı.

Sosyal destek uzun yaşamı etkiliyor

Beyin sağlığı açısından B12, D vitamini ve folik asidin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, yalnızlığın yaşlı bireylerde erken ölüm riskini artırdığını belirtti. Harvard Üniversitesi’nin uzun süreli araştırmasına değinen Tarhan, güçlü sosyal bağların uzun ve mutlu yaşamla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti.

Beyni farklı şekillerde çalıştırmak gerek

Her gün aynı rutini tekrar etmenin beynin belirli bölgelerini pasif hale getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, ezber bozmanın zihinsel gelişim açısından önemli olduğunu belirtti. Ayrıca koku kullanımının hafızayı güçlendirdiğini, muskat ve tarçın gibi kokuların verimliliği artırabileceğini söyledi.

Uyku beyin için temizlik zamanı

Uykunun beynin toksinleri arındırdığı bir dönem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, günde 8 saatlik uykunun zihinsel tazelenme açısından önemli olduğunu ifade etti. Uyku sırasında beyinde oluşan boşlukların, toksinlerin dışarı atılmasına olanak sağladığını söyledi.

Zihinsel sağlamlık, stresi yönetme becerisiyle artar

Tarhan, yaşam tarzının ruh sağlığı üzerindeki etkisini vurgulayarak, stresin tamamen yok edilmesinin mümkün olmadığını, ancak stresle başa çıkma becerilerinin geliştirilebileceğini ifade etti. Kin, öfke, kıskançlık gibi duyguların beyinde hasara yol açtığını, psikolojik esnekliğin ise strese karşı direnç kazandırdığını belirtti.

Kauçuk kişilikler strese karşı daha dayanıklı

İnsanları “sünger, teflon ve kauçuk” kişilik olarak sınıflandıran Tarhan, en sağlıklı kişilik tipinin kauçuk karakterler olduğunu söyledi. Bu kişilerin darbelere karşı esnek kalabildiğini ve kolay kolay yıkılmadığını belirtti.

Mutlu yaşamın anahtarı: Denge

Prof. Dr. Tarhan, mutlu ve uzun bir yaşam için “denge” kavramının önemine dikkat çekerek, sadece sağlığa ya da zenginliğe odaklanmak yerine yaşam bilgeliğinin de bu denge içinde yer alması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: İLKHA