Diyarbakır’ın 639’da İslam orduları tarafından fethedilmesinden önce, İslam Ordularının başkomutanı İyaz bin Ganem, Dariya topraklarının kraliçesi Meryem'e bir mektup göndererek kendilerini İslam’a davet emişti.
Konuyu sosyal medya hesabından paylaşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve Vali Yardımcısı Abdullah Çiftçi:
“Diyarbakır’ın 639’da İslam orduları tarafından kuşatılması sırasında, İslam Ordularının başkomutanı İyaz bin Ganem'in (r.a) Dariya topraklarının kraliçesi Meryem'e gönderdiği mektubu, fetih sırasında şehit olan 27 Şehit Sahabenin de metfun olduğu iç kalede Küpeli kapı girişinde vatandaşlarımızın bilgisine sunduk…” İfadelerini kullandı.
Vali ve Genel Sekreter Çiftçi anıtı incelediler
Diyarbakır Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali İhsan Su ile Genel Sekreter Abdullah Çiftçi, anıtın yapıldığı yere giderek incelemede bulundular.
Vatandaşlardan tepki: “Neden Kürtçesi yok”
Konu ile ilgili yorum yapan sosyal medya kullanıcıları, metnin Kürtçesinin de olması gerektiğini savunarak duruma tepki gösterdiler.
İslam Orduları Komutanı İyaz Bin Ğanem’in Dariya Kraliçesi Meryem'e gönderdiği mektup
“Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Salat ve selam Efendimiz olan Peygamberimiz ve ailesinin üzerine olsun! Diyarbekir ve Rabia bölgelerinde bulunan İslam ordularının başkomutanı İyaz bin Ğanem'den Dariya topraklarının kraliçesi Meryem'e gönderilen mektuptur.
Allah'ın yardımıyla bugüne kadar hep galip geldik. Bizimle savaşmaya kalkışan kâfirlerin tamamı mağlup oldu. Ayaklarımızın değdiği bütün toprakların idaresi elimize geçti. Karşımıza çıkan bütün ordular hezimete uğradılar. Bil ki şeref ve üstünlük Allah'ın, Peygamberinin ve onlara iman eden Müslümanlarındır.
İçinde bulunduğun surlar aşılmaz değildir. İşte Davut oğlu Süleyman Peygamberin yaptırdığı Kudüs, Ba'lebek, Halep ve İmparator Herkel'in toprakları Antakya, bunların hepsi biz Müslümanların yönetimine geçti. Önümüze ne engel ve zorluk çıktıysa Allah hepsinin aşılmasını sağladı. Bu Allah'ın “mü'minlere yardımda bulunmak üzerimizde haktır” şeklinde bize verdiği sözün sonucudur.
Bu mektubum sana ulaştığında teslim ol ki selamette olasın. Sakın karşılık vermeye kalkışma, pişman olursun.
Dinimizi öğrenme konusunda istekli olursan onu sana anlatırız fakat dinini bırakma konusunda ne sana ne de halkına en küçük bir baskımız dahi olmayacaktır. Çünkü Yüce Rabbimiz “Din (tercihinde) zorlama yoktur” demektedir.
Bu mektubuma rağmen kendi bildiğini okumaya kalkışırsan kimin zayıf ve güçsüz olduğunu çok yakında göreceksin. Selam, Allah'ın seçtiği kulların üzerine olsun!”