1930 yılından sonra devrin Milli Eğitim Bakanlığı ile bir anlaşma yaparak Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasındaki eserler üzerine incelemeler yapmak üzere bu kez gezgin kimliğine bürünür.

İstanbul ve Bursa’dan başlayıp Hasankeyf’e, doğuda Van’a kadar geniş bir coğrafyayı dolaşır. Fotoğraflarını çeker, çizimlerini yapar, üzerlerine ayrıntılı metinler yazıp raporlar döşer.

Fransız Arkeoloji Ensitüsü'nü kurar

Bunlarla da yetinmeyip, 1931 yılında şimdiki İstiklal caddesinin hemen girişinde sağda eski Fransız Sefaretinin bahçesinde Tercümanlar Dairesinde “Fransız Arkeoloji Ensitüsü”nü kurar. 1931’den 1941’e kadar on yıl kesintisiz Enstitünün müdürlüğünü yapar.

Bir süre ara verip, 1946’dan 1956’ya kadar bir on yıl daha aynı görevi sürdürür. Bugün “Fransız Anadolu Araştırmaları Merkezi” olarak da telaffuz edilen Enstitü çok zengin arşivi ve kitaplığı ile Türkiye’deki Fransız Kültür kurumları içinde en seçkin olanıdır.

Diyarbakır Surlarını Hangi Vali Dinamit Ve Top Atışlarıyla Yıktırdı Bu Cinayeti Kim Engelledi

Gabriel Diyarbakır'a gelir

Bizleri asıl ilgilendiren kısım; ressam, arkeolog, sanat tarihçisi ve araştırmacı olan Albert Louis Gabriel’in Diyarbakır’la olan hikayesidir.

Surları dinamitle yıktıran dönemin valisi "Faiz Ergun"!!!

Gabriel’in yolu 1930’larda o zamanın Diyarbekir’iyle kesişir.

Kente geldiğinde dönemin valisi Faiz Ergun'un talimatıyla Diyarbakır'ın bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve birçoğunun imzasını taşıyan tarihi surları, Dağkapı ve Mardinkapı bölgelerinde top atışlarıyla yıktırılmakta, tahrip edilmektedir.

Diyarbakır Surlarını Hangi Vali Dinamit Ve Top Atışlarıyla Yıktırdı! Bu Cinayeti Kim Engelledi!-1

Gabriel derinden sarsılır

Bu durumu Gabriel gibi yaşamını kültüre, sanata adamış birini derinden sarsar. Üstelik zaten Milli Eğitim Bakanlığının da görevlisidir.

Anında raporunu yazar: “Diyarbakır'ın müstahkem surları, burçları tarih ve arkeologya açısından olağanüstü öneme sahiptir. Surların sadece yapımında gösterilen teknik incelik ve sanatkârlık değil, surların cephesindeki kitabelerinde, figürlerindeki olağanüstü zenginlik itibariyle de tarihin canlı birer sayfalarıdır. Yerel makamlar verdikleri kararla bu sanat harikası surları dinamitleyerek yıkıyorlar.” diyerek feryadını Ankara’ya kadar yollar.

Gabriel’in feryadı duyulur

O yıllarda Gabriel’in sesi duyulur. Ve Ankara’dan gelen talimatla “Sur içine hava girmiyor, bulaşıcı hastalıklar yaygınlaşıyor bu sebeple surları dinamitleterek yıkıyoruz ki surda hava sirkülasyonu olsun…” hezeyanı da boşa çıkmış olur ve surlar Gabriel’in sayesinde topyekün bir yıkımdan kurtulmuş olur...  Ancak valinin bu cinayetinden Diyarabakır surlarının 250 metre kadar bölümü yıktırılır, yok edilir...

Kaynak: HABER MERKEZİ