Şimşek, öncelikle makrofinansal istikrarın sağlanması gerektiğini belirterek şunları ifade etti:
"Ülkemizin programında üç temel unsuru var. İlk unsuru enflasyonun düşürülmesi. Yani fiyatların yeniden istikrar kazanması. Maalesef dünya genelinde pandemi sonrası yüksek enflasyon süreci yaşanıyor, ancak Türkiye'de enflasyon daha da yüksek seviyelerde. Yüksek enflasyonun olduğu bölgelerde iş yapmak zor oluyor. Öngörülebilirlik ve sürdürülebilir büyüme konuşmak da zorlaşıyor. Türkiye'yi tekrar yüksek, sürdürülebilir ve dengeli bir büyüme yoluyla ilerletme kararlılığımız var. Daha önce başardık, tekrar başaracağız.
Enflasyonun düşürülmesi programı dediğimizde, aklımıza hemen para politikası geliyor. Bu sadece Türkiye için değil, dünya genelinde böyle. Sadece bir örnek vermek gerekirse, son 21 ay içinde 12 gelişmiş ülke toplamda 107 kez, 22 gelişmekte olan ülke ise 162 kez faiz artışına gitti. Şu anda küresel enflasyon düşüş eğiliminde olsa da, hala uzun vadeli ortalamaların üzerinde seyrediyor. Dolayısıyla, ülkemizde de parasal sıkılaşmaya yöneliyoruz. Aynı zamanda kredi politikasını da sıkılaştırıyoruz. Amacımız, sınırlı kaynaklarımızın verimli alanlara yönlendirilmesidir."
Mehmet Şimşek, "Bizim gibi ülkelerde enflasyonla mücadele yalnızca para politikasıyla sınırlı değil" diyerek şöyle devam etti: "Çünkü para politikasının aktarım mekanizması gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında aynı şekilde işlemiyor. Çünkü para ikamesi ve bir dizi başka faktör mevcut. Bu bilincindeyiz. Bu nedenle, maliye politikası olarak da hem ekonomiyi desteklemek hem de para politikasına destek sağlamak istiyoruz. Bu amaçla gerekli tedbirleri zaten aldık ve almaya devam edeceğiz."